03/07/2008
Rakip Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum liderleri, on yıllardır süren Kıbrıs sorununun kilit meseleleri üzerinde "prensipte" anlaşma sağlayarak, yakında kapsamlı bir uzlaşma umutlarını artırdılar.
Southeast European Times için Ayhan Şimşek'in haberi -- 03/07/08
![]() Kıbrıs Rum Kesimi Devlet Başkanı Demetris Hristofiyas (sağda) ve KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat bazı kilit konularda anlaşma sağladılar. [Getty Images] |
BM, bölünmüş Akdeniz adasının liderleri, Kıbrıs Rum Kesimi Devlet Başkanı Demetris Hristofiyas ve KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat arasında gerçekleşen görüşme sonrasında 1 Temmuz Salı günü yaptığı açıklamada, "İki lider tek egemenlik ve vatandaşlık konularını görüşmüş ve prensipte anlaşmaya varmışlardır." diyerek şöyle devam etti: "Liderler, bunların uygulanmalarıyla ilgili ayrıntıları tam teşekküllü müzakerelerde tartışmaya karar vermişlerdir."
Sürpriz açıklama, Kıbrıs'ta karışık tepkiler ve beklentilere yol açtı. Egemenlik sorunu ve vatandaşlıkla ilgili sorular adadaki en çetin meselelerdi. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti uzun zamandır Kıbrıs Türklerinin haklarını korumak için "konfederasyon" talep ediyordu.
1960'larda yaşanan şiddet olayları Kıbrıs Türklerinin büyük kısmını adadaki enklavlarda yaşamak zorunda bırakmıştı. Bu yüzden de Kıbrıs Rum kontrolü altında herhangi bir güçlü üniter hükümete karşı çıkıyorlar. Kıbrıs Cumhuriyeti'nin tek egemenliğinin korunması da Kıbrıs Rumlarının başlıca tutumlarından biri olmuştu.
Kıbrıs'ı birleştirme amaçlı son büyük çaba, 2004 yılında Kıbrıs Türkleri tarafından kabul, Kıbrıs Rumları tarafından reddedilen Annan Planında, "tek bir uluslararası egemenlik" öngörülmekte, ancak bir "kurucu Kıbrıs Türk devleti" de tanınarak adalı Türklere güvence sağlanmaktaydı.
Tek egemenlik konusunda Salı günü varılan anlaşmanın ayrıntıları hemen açıklanmadı. Analistler, BM'nin egemenlik ve vatandaşlık konusunda "yapıcı bir belirsizliği", müzakereleri teşvik etmek amacıyla kasıtlı olarak tercih ettiğini söylüyorlar.
Salı günkü anlaşma Kıbrıs Türkleri açısından bir değişiklik teşkil etse de, bu hamleyle Talat Hristofyas'ı tam teşekküllü müzakerelerin bir an önce yeniden başlamasını kabul etmeye zorlamış oldu. Bugüne kadar Kıbrıs Rum hükümeti süreci yavaşlatmış ve müzakereler başlamadan önce kapsamlı hazırlıklar yapılması konusunda ısrar etmişti.
Kıbrıs Türk milliyetçileri Salı günü Talat'ı, Kıbrıs Türklerinin tarihi davasının "kırmızı çizgisinin aşılması" anlamına geldiğini söyledikleri tek egemenliği -prensipte de olsa- kabul etmekle suçladılar. Ancak iktidardaki Cumhuriyetçi Demokrat Parti, Kıbrıs Rumları kapsamlı müzakerelere bir an önce başlamaya gerçek bir ilgi göstermediği için görüşmeyi bir hayal kırıklığı olarak kabul etti.
Hıristofyas da kendi radikallerinden baskı gördü. Kıbrıs Rumları son otuz yıldır kuzey Kıbrıs'a göç etmiş Türklere vatandaşlık verilmesine karşı savaşmalarına rağmen, Hıristofyas geçtiğimiz günlerde 50 bin Türk göçmeni kabul etmeye hazır olduklarını açıkladı.
Kıbrıs Türk Meclis Başkanı Fatma Ekenoğlu salı günkü görüşmeyi iyi bir ilk adım olarak nitelendirdi. Ekenoğlu, "Egemenlik ve vatandaşlık konularının ayrıntıları, müzakereler başladığında açıklanacaktır." dedi. Kıbrıs Rum yönetimindeki Kıbrıs Cumhuriyeti 2004 yılında AB üyesi olmasına karşın, AB'nin ayrılıkçı Kıbrıs Türk devletini tanımama yönündeki uluslararası çizgiyi izlemesi yüzünden adanın kuzey kesimi üyelikten fayda görmüyor.
Kıbrıs Türk ve Rum liderleri 25 Temmuz'da tekrar bir araya gelecekler.